Ağladılar Şah Hüseyin'e

Ali ve Fatma’nın nazlı çiçeği
Yolundu gülzardan güller ağladı
Dedesi Muhammed’in gözbebeği
Şah Hüseyin’im diyen diller ağladı

Selam olsun 12-15 Mart 1995'e
Selam olsun Gazi halkının direnişine
İsyanda düşenlere
Barikatlarda vuruşanlara selam olsun!

Sivas'tayakılan otuz beş de cansivas-yangin
Kalbimizin ortasında yaşayan
Laiklik ve demokrasi yolunda
Yanıp yakılırken ışıklar saçan

Rum Sebasta'sından bozulma Sivassivas-yobaz-yangin
Adın kutsal kent ama için kara yas
Sana kim dediyse Pir Sultan'ı as
93'de yak diyen de onlardı
Onlar sefil yobaz canavarlardı

Bir mum söndürüldü bin mum yanacak
Ülkemiz öyle mi aydınlanacak
Katil veren ağaçlar budanacak
Selam Uğur Mumcu sana bin selam

Talip ol gel Pir'e necat bulasın
Destur alıp ol Dergah'a varalım
İkrar ver ki görülüp sorulasın
Destur alıp ol Dergah'a varalım

Şiirleştiren Derviş Baba

 

Hernasılsa bir gün camide Baba
Namaz kılmak için geçti ön safa

Eğildi doğruldu baktı sağ sola
İçinden geçen hep hatam varm'ola

Şiirleştiren Derviş Baba

 

Vali ve kaymakam kafası esti
Çarşı esnafını ziyaret etti

Niyetleri halka yakın olmaktı
Hallerini ahvalini sormaktı

Şiirleştiren Derviş Baba

 

Bir Sünni köylü dindar mı dindar
Beş vaktine beş vakit daha katar

Ağzından düşürmez besmele Allah
Her sözün başında bir yemin billah

Şiirleştiren Derviş Baba

 

Bir Bektaşi babası yürürken yolda
İki bekçibaşı sopalar elde

Yatırmışlar birini falakaya
Görür üzülür ya girmez araya

Şiirleştiren Derviş Baba


Şırıl şırıl bir dere akıyordu
Baba Erenler dalmış bakıyordu

Çimenin üstünde bir şişe şarap
İçi kazınıyor hali pek harap

Şiirleştiren Derviş Baba

 

Erenler'in yolu düşmüş camiye
Hoca tam başlamış vaız vermeye

Cem'ata Allahı anlatıyormuş
"O ne doğar ne doğurur" diyormuş